Çeşitli parantezler ve noktalama işaretleri

[ söz ] Orijinal eski çağ el yazmalarındaki bu sözler, Osmanlı tercümanları tarafından ya aratümce olduklarını ya da en eski metinlerde bulunmadıklarını göstermek için köşeli parantez içinde yazılmıştır, ör: onlar dahi rabbî [ bu tercüme olunsa ya muʿallim demekdir ] sen nerede oturursun dediler -- 1866 İncil, Yuhanna 13:8.

( söz ) Orijinal eski çağ metinlerde ima şeklinde hissedilen bu sözler, özellikle 1866 baskısı İncil-i Şerif ve 1868 baskısı Mezâmir'in tercümanları tarafından normal parantez içinde yazılmıştır, ör: ve (diḡer) on şâkird (bunu) işitmekle iki karındaşa gücendiler -- 1866 İncil, Matta 20:24.

(40) Modern standarttan farklı oldukları takdirde Osmanlıca kitapta gösterilmiş olan ayet numaraları normal parantezin içine yazılmıştır, ör: 39(40) o dahi onlara geliŋ bakıŋ dedi -- 1866 İncil, Yuhanna 1:39.

(-) Osmanlıca metinde ayetin numarası eksiktir.

{ söz } Okunuşu kolaylaştırmak için Osmanlicakelam.net transkripsiyoncuları bu sözleri ekleyerek oklu parantez içinde yazmışlardır, ör: İbrâhîm ... Rabb { olan } ebedî Allahıŋ ismine istidʿâ eyledi --1827 Eski Ahit, Tekvîn 21:34.

Bu işaret bölümün (bâbın) sonunu noktalamak için transkripsiyoncularımız tarafından eklenilmiştir.

Bu işaret, günümüzün noktalama düzenine göre bir noktanın yada virgülün yazılması gereken yerlerde transkripsiyoncularımız tarafından eklenilmiştir. Osmanlı devriminin son yıllarına değin Osmanlıca Türkçesi'nin noktalama sistemi olmamıştır.